Gülhane Parkı İstanbul’un taşıt-yaya trafiği açısından en merkezi bölgelerinden biri olan Fatih ilçesinde Sarayburnu, Alay Köşkü ve Topkapı Sarayı’nın arasındaki alanda yer alır ve İstanbul ’un da ilk parklarından birisidir. Osmanlı Dönemi’nde sarayın dış bahçesi olarak kullanılan ve güllerle dolu bir huzur bahçesi olduğu için Gülhane dense de aslında parkın tarihi çok daha öncelere kadar dayanmaktadır.

Bizans döneminde, askeri depoların ve kışlaların bulunduğu Gülhane’ye daha sonra Mangana Sarayı yapılmıştır. Aynı zamanda bu çevrede Hagios Georgies Manastırı ve Panagia Hodegetria Ayazması’nın bulunması nedeniyle bu bölge kutsal sayılırdı. İstanbul’un Osmanlılar tarafından fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet Sarayburnu’nu surlarla çevirerek Çinili Köşk’ü yaptırdı. Burada güreş, cirit gibi eğlence ve gösteriler yapılırdı. Yapılan önemli gösterilerin anısına Gülhane’ye birçok Nişantaşı dikildi. III. Murad için Sadrazam Paşa buraya ünlü İncili Köşk’ü yaptırdı. Gülhane’deki bahçelerin ve sarayların temizliği için Bostancı Ocağı’ndan Gülhane Ocağı denen bir bölük ayrılmıştır.

1839 tarihinde Tanzimat Fermanı’nın Gülhane’de okunmasından dolayı bu fermana; Gülhane Hattı Hümayunu denir. Padişahların Dolmabahçe Sarayı’na taşınması, daha sonra Avrupa demiryolunun Sirkeci’ye Sarayburnu’ndan geçerek gelmesi üzerine parkın ağaçları, köşkleri sökülüp yıkılmış, burası garip bir eğlence yerine dönerek “Bitli Kağıthane” adını almıştır. II. Abdülhamid 1880’lerde ilk büyük müzenin burada yapılmasına izin verdi. Müze-i Hümayun’un yapılması sonrasında, 1912 yılında dönemin İstanbul Şehremini (Belediye Başkanı) Cemil Paşa tarafından bahçe düzenlemesi yapıldı ve park haline getirilerek halka açıldı.

     

Atatürk’ün Türkiye’de ilk dikilen heykeli burada bulunmaktadır. Heykel, Avusturyalı Kripel tarafından yapılmış ve şu an bulunduğu yere 1926 yılında dikilmiştir. Ayrıca 24 Kasım 1928 yılında Gülhane’de düzenlenen törende Atatürk’e “Başöğretmen” sıfatı verilmiştir. Atatürk kurdurttuğu kara tahta üzerinde Latin harflerini halka tanıtarak burada ilk dersini vermiştir.

Bugünse, en son 2003 yılında yapılan yeniliklerle birlikte park hem bir nefes alınabilecek, hem de tarihe biraz daha yakından bakılabilecek bir yer haline geldi. Güneşli günlerde çimlerde kuş seslerini dinleyip kitap okumak, kalabalıktan kaçmak, asırlık çınarların altında dinlenmek, Sarayburnu’na doğru çıkıp boğaz manzarasına dalmak, ya da Setüstü Çay Bahçesi’nde saatlerce oturup boğaza karşı semaverden çay içmek için İstanbul’daki en doğru adreslerden birisi olabilir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Sur-i Sultani” projesi çerçevesinde bulunan Gülhane Parkı, “ Has Bahçe” olarak turizme ve İstanbul halkına hizmet vermektedir.2008 yılında İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi park içinde bulunan eski Has Ahırları binasında açılmıştır.

Adres ve Konum Bilgileri